yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2008 Salı

Kırışıklık Tedavisinde Dolgu Maddesi ve Doku Enjeksiyonu Uygulamaları

Kırışıklık Tedavisinde Dolgu Maddesi ve Doku Enjeksiyonu Uygulamaları, İzmir. Op.Dr. Cenk Tokat, Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı. estetik@cenktokat.com

Kırışıklık ve yaşlılık çizgilerinin tedavisinde uygulanan bir yöntem olan dolgu maddesi enjeksiyonları cilde kaybettiği hacmi geri vererek sağlıklı ve genç bir görünüm sağlar.
Hazır dolgu maddelerinden hyalüronik asit preparatları, hayvansal madde ve toksin içermediği için diğer canlılardan hastalık bulaştırma riski yoktur ve alerjik reaksiyon oluşturmamaktadır. Son yıllarda dünya çapında birçok ülkede milyonlarca kişiye bu FDA onaylı hyaluronik asit preparatları ile uygulamalar güvenle ve başarı ile yapılmıştır. (Çok kötü doku reaksiyonları oluşturan sıvı enjektabl silikon ve allerjik reaksiyon riski olan hayvansal kökenli kollajen içerikli dolgular günümüzde kullanılmamaktadır) Hyaluronik asit içeren dolgu maddesi cilde enjekte edilir ve önceden test yapma ihtiyacı olmadığı için yarım saatten daha az bir sürede işlem tamamlanır.

Hyaluronik asit tüm canlı organizmalarda bulunan bir pollisakkarittir. Cildin dermis tabakasında dokuyu destekleyen kollajen lif kümeleri ile su tutan ve hacim yaratan hyaluronik asit bulunmaktadır. Hyaluronik asit zamanla vücut tarafından yavaş yavaş emilir. Hyalüronik asit tedavisinin etkinliğinin ne kadar süreceği kişiye değişir. Cilt yapısı, yaşam tarzı ve yaş ile kişi tarafından talep edilen değişim düzeyi gibi çeşitli faktöre bağlıdır. Ancak etkinliği ortalama 6 ay kadar sürer. Bu süre içinde veya sonrasında tekrar uygulamalar yapılabilir. Daha uzun süre kalıcı olan dolgu maddeleri de vardır, ancak yaşlanma devam etmekte ve dokular değişmekte olduğu için uzun süre kalıcı olam dolgu materyallerinin kullanımı sınırlı tutulmaktadır.

Uygulama çok ince uçlu bir iğne ile cildin dermis tabakasına yapılmaktadır. 10-15 dakika sürer ve sonuç hemen alınır. Acıyı önlemek için özel bir şey yapılması genelde gerekmez, ama gerekirse dolgu işleminden önce anestezi sağlayacak bir krem uygulanabilir. Dolgu özellikle ince kırışıklıkların düzeltilmesi amacıyla ve dudak dolgunlaştırma amacıyla kullanılmaktadır. Dudak üzerindeki ince kırışıklıklar, burun kenarından dudak kenarına uzanan çizgiler, ağız kenarındaki çizgiler, alındaki kaş çatma çizgileri çok sık uygulanan ve en başarılı sonuçların alındığı bölgelerdir. Çukurlaşma yapmış yara izlerinde de başarılı sonuçlar verir. Enjeksiyon sonrası tedavi edilen alan hafif kırmızı ve şiş olabilir. Çok nadir olarak ; 2000 kişiden birinde tedavi edilen bölgede veya çevresinde tedaviden haftalar sonra geçen şişkinlik, kızarıklık izlenmiştir. Bu enjeksiyonun normal sonucudur ve bir veya iki günde kaybolur. Hasta günlük aktivitelerine hemen enjeksiyondan sonra dönebilir.

Daha fazla hacim gereken durumlarda doku nakli uygulanır. Kişinin kendisinden alınan yağın veya doku kokteylinin uygulanması basit bir cerrahi preosedür olarak yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Vücudun çeşitli bölgelerinde dolgu maddesi şeklinde kozmetik yada rekonstrüktif amaçlı kullanımı yumuşak dokudaki çökmelere bağlı vücut kontur bozukluklarında, travmatik skar ve akne skarları gibi problemlerin ortadan kaldırılmasında son yıllarda çok yaygın bir prosedür olarak kullanılmaktadır. Yağ dokusunun dolgu maddesi olarak en sık kullanıldığı bölgeler yüzde burun kenarından dudak kenarına uzanan çizgiler, ağız çevresi, dudak, çene, göz çevresi ve kaşların arasında kalan bölgelerdir. Bu yöntem ayrıca vücudun diğer bölgelerindeki kontur bozukluklarında da kullanılmaktadır. Sonucun mükemmel olması için doku enjeksiyonunun 2-3 seans tekrarlanması gerekebilmektedir, çünkü verilen yağ dokusunun %50-70’i ilk 6 aylık dönemde rezorbe olabilmektedir. Kalan miktara göre tekrarlanan enjeksiyonla kalıcı dolgunluk sağlanabilmektedir.

12 Şubat 2008 Salı

Liposuction ile Yağ Aldırma Ameliyatı

Liposuction ile Yağ Aldırma Ameliyatı, İzmir. Op.Dr. Cenk Tokat, Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı. estetik@cenktokat.com
Yağ alma yada sık kullanılan adıyla “liposuction” karın, basen, kalça, uyluk, diz, kol, çene altı, yanaklar ve boyun gibi özel bölgelerdeki istenmeyen yağların küçük deliklerden girilip vakumla alınarak vücudun daha düzgün bir şekil almasını sağlayan bir estetik müdahaledir. Liposuction’ın her hangi bir şekli diyet ve egzersizin yerini tutmasa da, geleneksel kilo verme yöntemlerine cevap vermeyen inatçı yağ birikimlerinin estetik olarak ortadan kaldırılmasında oldukça etkili ve yüz güldürücü bir yöntemdir. Erişkinde genetik yatkınlık, hatalı beslenme ve yeterince egzersiz yapılmaması vücudun yağ dokusunda hacim artışına yol açar. Diyet ve egzersiz ile kilo fazlalılığından kurtulmak mümkün olsa da vücudun bazı bölgelerindeki yağ fazlalıklarından kurtulmak imkansız olabilir. Liposuction bu bölgesel fazlalıkları olan bireylerde vücut şekillendirmede en etkili yöntemdir.

Yağ alma - liposuction ameliyatı için en uygun adaylar…
Liposuction işlemi için en uygun adaylar vücudunun bazı bölgelerinde fazla yağ birikimleri olan, ancak normal kiloda ve sıkı ve elastik deriye sahip olan kişilerdir. Fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik olarak stabil ve beklentilerde gerçekçi olması gerekmektedir. Yaş ilk planda çok önemli olmasa da, yaşlı hastalarda deri elastikliğini kaybetmiş olabileceğinden sıkı deriye sahip olan genç bireylerle aynı sonucun elde edilmesi zor olmaktadır.
Liposuction şeker hastalığı, ciddi kalp yada akciğer sorunu ve dolaşım problemi olan bireylerde, yada işlem uygulanacak bölgede yakın bir geçmişte ameliyat yapılan bireyler için risk taşır.

Ameliyatın planlanması…
Estetik Cerrah ile ilk görüşmede genel sağlık durumu, yağ birikimlerinin dağılım şekli ve cildin sıkılık durumu değerlendirilir. Liposuction’a alternatif veya ek müdahaleler önerilebilir.

Ameliyata hazırlık…
Liposuction’a hazırlık aşamasında risk faktörleri incelenip, olası komplikasyonların önlenmesinde, ameliyat öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler ortaya koyulur. Bu dönemde yiyecek ve içecek, sigara, bazı vitamin ve ilaçlardan kaçınmak gibi bazı önemli uyarılarda bulunulur. Soğuk algınlığı ve herhangi bir enfeksiyon (özellikle deri ile ilgili) varlığında ameliyatın ertelenmesi gerekebilir. Diabet, kalp veya akciğer hastalıkları gibi sistemik rahatsızlıkları olanlarda ameliyat öncesi kontrollerinin yapılarak ilgili doktorların da onay ve önerilerini almaları gerekir.

Liposuction’da uygulanacak anestezi...
Liposuction ile yağ aldırma ameliyatlarında farklı anestezi tipleri kullanılabilir. Az miktarda yağ alınması yada sınırlı sayıda vücut bölgesine müdahale planlandığında, sadece işlem uygulanacak bölgelerin uyuşmasını sağlayacak “lokal anestezi” yöntemi tercih edilebilir. Bu estetik ameliyatların çoğu lokal anestezi ve sedasyon kombinasyonu altında uygulanmaktadır. Bu kombinasyon sayesinde hasta hafif bir rahatsızlık ve dokunma hissine rağmen uyanık ancak rahatlamış bir şekilde operasyonunu geçirir. Yağ alınacak bölgeler tamamen ağrı ve sızı duyusundan yoksundur. Bölgesel anestezi adı verilen yöntemler daha büyük müdahale gerektiren durumlarda uygulanabilir. “Epidural anestezi” doğum işlemlerinde sıklıkla kullanılmaktadır.

Öte yandan özellikle fazla miktarda yağ alınması planlanan durumlarda genel anestezi yöntemi tercih edilmektedir.

Liposuction…
Liposuction’da ameliyatın süresi, yağ alınacak bölgenin genişliği, alınacak yağın miktarı ve uygulanacak anestezi ve cerrahi tekniğe bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Liposuction, vücudun çeşitli bölgelerinde yerleşmiş yağ birikimlerinin alınıp vücudun bir yada daha çok bölgesinin yeniden şekillendirilmesini sağlayan bir estetik girişimdir. 4-5 mm boyunda bir cilt kesisinden girilen, kanül adı verilen ince borular yardımıyla derinin altında yerleşmiş bulunan yağ birikimlerinin vakum yardımıyla emilip dışarı alınması işlemidir. Öncesinde ilgili alanlara içinde damarların kasılarak küçülmesini sağlayan ve ayrıca o bölgenin ağrı duyusunu engelleyecek ilaçlar içeren bir sıvı verilir. Ardından kanül yağ dokusu içinde ileri geri hareket ettirilerek yağ dokusunun parçalanıp emilmesi sağlanır. Bir çok bölgeye işlem uygulanacak ise cilt kesileri mümkün olduğu kadar dikkat çekmeyecek yerlere saklanacaktır.

Yağın emilmesiyle birlikte sıvı kaybı da olacağından, şok tablosunun gelişimini önlemek amacıyla ameliyat sırasında kaybolan sıvının yerine koyulması çok önemlidir. Bu yüzden hastaların iyi bir şekilde monitörize edilip yeterli sıvı almaları ameliyatın bitiminde önemlidir.

Liposuction sırasında kanüllerin gireceği kesilere bağlı oluşan izler oldukça küçüktür ve bu kesiler vücuda bakıldığında dikkat çekmeyecek bölgelere yapılır. Bununla birlikte deri elastisitesi yetersiz olan olgularda ameliyat sonrasında deri yüzeyinde dalgalı ve pürtüklü bir görünüm, düzensizlikler, asimetrik yapılar oluşabilir. Bu düzensizlikler, sıkı el masajları veya vakumlu masaj cihazları ile giderilebilir. Ameliyat sahalarında hissizlik ve renk değişiklikleri de gözlenebilir.

Nadiren de olsa bu ameliyata ve anesteziye bağlı bir takım komplikasyonlar gelişebilir. Eğer birden fazla alan tedavi ediliyor ise veya müdahale edilen saha normalden çok büyük ise komplikasyon riski doğal olarak artacaktır. Çok fazla yağ dokusunun alınacağı ameliyatların daha az yağ dokusunun çıkarılacağı ameliyatlara göre uzun ameliyat sürelerine ihtiyaç duyacağı aşikardır.

Sistemik hastalık, ileri yaş, sigara gibi risk faktörlerinin olduğu bazı olgularda da, nadiren de olsa; enfeksiyon riskinde artış, yara iyileşmesinde gecikme, ameliyat sahasında boşaltılmayı gerektiren sıvı birikimi, yağ veya kan pıhtısı oluşması ve bunların özellikle akciğere atılmasına bağlı ölüm riski, aşırı vücut sıvısı kaybı ve buna bağlı hipovolemik şok ve ölüm riski ve istenmeyen ilaç reaksiyonları gözlenebilir. Uzman bir doktorun, risk faktörlerini ortaya koyup, gerekli kontrolleri yaptırıp, tecrübeli bir anestezi ekibi ile kaliteli bir hastanede bu ameliyatı yapması durumunda bu riskler göz ardı edilecek kadar küçüktür.

Liposuction ameliyatı sonrası...
Liposuction sonrasında kesilerden bir miktar vücut sıvısı akıntısı normaldir. Nadiren de olsa bazı hastalara akıntının fazla olması durumunda kesilere birkaç günlüğüne dren yerleştirilir. Bu işlem ameliyat sahalarında sıvı birikimini önlemek için uygulanır. Şişliklerin fazla artmaması ve derinin yeni vücut konturuna daha iyi uyum göstermesi için elastik korseler yaklaşık 3-4 hafta kullanılması gerekir. Enfeksiyondan korunmak için antibiyotik reçete edilir.

Liposuction ameliyatını hemen ardından görünümünde tam bir düzelme olmayacağı gibi bir parça rahatsızlık yaşanması da normaldir. Her ne kadar yeni tekniklerle beraber ameliyat sonrası hissedilen rahatsızlıklar azalsa da ameliyatın ardından bir parça ağrı, yanma hissi, şişlik, kanama ve hissizlik gözlenebilir. Yaşanacak ağrı için ağrı kesiciler yeterli olacaktır. Tüm bu rahatsızlıklar her gün daha da azalarak kaybolacaktır.

Normale Dönüş...

İyileşme aşamalı bir süreçtir. Liposuction’dan birkaç saat sonrasında hastanın doktorunun önerisiyle ayağa kalkması ve yürütülmesi, ameliyat sahalarında oluşacak şişliklerin hızla gerilemesi ve bacaklarda oluşması muhtemel kan pıhtılarını önleyecektir. Genellikle ameliyat gecesi hastanede geçirilir, bir sonraki gün eve gönderilir. Estetik girişimden yaklaşık bir hafta sonra hasta kendini daha iyi hissetmeye başlar ve işine geri dönebilir. Kanüller için yapılan kesilere atılan dikişler 1 hafta veya 10 gün içinde alınacaktır. Yıkanma genellikle bu dönemden itibaren mümkün olacaktır.

Zorlayıcı fiziksel aktivitelerden yaklaşık 1 ay kaçınılmalıdır. Her ne kadar birçok morluk ve şişlik 3 hafta içinde kaybolsa da, bazı şişlikler yaklaşık 6 ay devam edebilmektedir.

Yeni görünüm...

Ameliyattan sonra özellikle şişliklerin ve morlukların kaybolmaya başlamasının ardından vücut şeklindeki değişiklik fark edilebilir. Bununla birlikte asıl görünümün oturmaya başlaması için 4-6 hafta beklemek gerekebilir. Yaklaşık 3 ay sonra arta kalan hafif şişlikler de gerileyecek ve finalde elde edilen görünüme kavuşulur.

Eğer adayın beklentileri ve estetik cerrahın sundukları gerçekçi olursa liposuction’dan elde edilen sonuçlar kişiyi oldukça mutlu edecektir. Bu ameliyat zayıflatma ameliyatı değil, vücut konturunu düzeltme ameliyatıdır. Liposuction sonrasında kilo alınması halinde vücut artık orantılı bir şekilde yağ depolayacağı için eski bölgesel fazlalıklar oluşmayacaktır. Sağlıklı bir diyet programı uygulanırsa da elde edilen estetik sonucu çok uzun zaman korunabilir.